Eki
30
2009
0

Adana Tarım fuarı yolcusuyum

 Başlığı okuyanda sanki fuarın bana çok uzak bir yerde yapılacağını düşünecek, halbuki 3-4 km’lik bir yolum var. Evet Adana 3. “Tarım, Hayvancılık, Tavukçuluk ve Süt Endüstrisi Fuarı ve 3. Seracılık, Bahçecilik, Fidancılık, Tohumculuk, Çiçekçilik ve Teknolojileri Fuarı” (uzun bir fuar) 4-8 kasım 2009 tarihinde Adana tüyap fuar ve kongre merkezinde yapılacak. Geçen yıl 63 bin kişinin katılımı ile gerçekleşecek fuara bu sene daha fazla ilgi olacağını düşünüyorum. Adanalı olmamında avantajı ile birkaç gün üst üste bu fuara katılmayı düünüyorum.
 Adana bu tarım fuarına güzel hazırlanmış görünüyor, öyle ki nerdeyse her cadde
kavşaklarında fuarın reklam afişlerine raslıyorum. Birkaç tanesini sizler için buradan paylaşıyorum. Şimdilik reklam afişleri ile yetinin ama çarşambadan itibaren gün gün izlenimlerimi, fotoğrafları ve videoları buradan sizlerle paylaşacağım, bir nevi amatör araştırmacı gazetecilik yapacağım :)

Şimdi sizi geçen yıl yapılan Tarım fuarı görüntülerini izlemeye davet ediyorum.

Girişin ücretsiz olduğu Adana Tarım 2009 ve Sera Bahçe 2009 Fuarları, 4-7 Kasım 2009 tarihleri arasında 11.00 – 20.00, 8 Kasım 2009 günü ise 11:00 – 19:00 saatleri arasında ziyaret edilebilecektir.

TÜYAP ADANA FUARCILIK A.Ş
Suna  BATUR ÖZTÜRK  / Zübeyde SAYGILI
Tanıtım ve Halkla İlişkiler Sorumluları

Tüyap Adana Uluslar arası Fuar ve Kongre Merkezi
100.Yıl Mahallesi Turgut Özal Bulvarı – Adana
Tel:  0322 256 90 90
Fax: 0322 256 90 50
E-Posta: sunabatur@tuyap.com.tr , zubeydesaygili@tuyap.com.tr
www.tuyap.com.tr

Bu yazı webziraat.com sitesinden yayınlanmıştır.


Yazar by Guney in: Genel | Etiketler:
Eki
29
2009
0

Traktörünüz hurdamı?

Ülkemizdeki traktörlerin yarısı hurda durumundaymış! TARMAKBİR genel koordinatörü Ediz Ulusoy’un yaptığı bu açıklama acaba doğrumu? 

 Ulusoy’a göre traktörlerimizin %45 i 25 yaşını çoktan aşmış. yani bazı çifçilerimiz hala 80 li yıllarda aldığı traktörleri kullanıyor. Bu tabiki üretimimizi etkiler. Son model güçlü bir traktörle üretim yapmak hem zevkli hemde verimli olacaktır.
 Kırsal kesimle yaşayan üreticilerimiz (özellikle küçük işletmelerin) kaçı acaba traktörünü kayıt altına alıyordur. bence bu durum önemli. yapılan araştırmalarda traktörlerimizin yarısı hurda
görülebilir ama bu hurdalar bence çifliğin bir köşesinde zaten çürümeye terkedilmiştir.

Sayın Ulusoy’un bu hurda traktörlerin bir kısmının devlet desteği ile yenilenmesi için birkaç tane çözüm önerisi sunmuş;

“Ülkemizde hurda traktör sayısının 200 bin adedinden fazlası 35 yaşından daha yaşlı. Bu traktörlerin kullanılması sadece teknik ve ekonomik kayıplara değil, ekolojik zararlara ve can güvenliğinin azalmasına da yol açıyor. Biz 20 bin traktörü yenilemeyi amaçlarsak bunun maliyeti 180 milyon TL olacaktır. Hurda ve KDV’den bunun 90 milyonunu geri alınabilir. Yani devlet teşvik amaçlı olarak hurda traktörü olana 7 bin TL destek sağlasa, 2 bin TL’de traktörün hurdasından gelse çiftçinin cebine 9 bin TL girer. Bu da traktörü değiştirmek için iyi bir rakam.”

 Gelecek hafta Adana’da yapılacak Tarım fuarına gideceğim. Yeni traktörler hakkında bilgi ve fotoğraflar ile güzel bir yazı daha yazacağım.

Yazar by Guney in: Genel | Etiketler:
Eki
27
2009
0

Kaliteli bal üretmek adına

Bize okulda arı yetiştiriciliği dersinde herzaman bal üretimi için çiçek çeşitliliğinin faydalı olduğu öğretildi. E ne yani çiçek çeşidi az olan yörelerde bal üretilmezmi? demek istiyorsunuz biliyorum, tabiki hayır ama balın kalitesinin artırılması için en önemli etkende üretim alanındaki bitki florasının yani çeşidinin fazla olamasıdır.
İşte size bir örnek; Fransada yapılan arıcılık kongresi yarışmasında 3. olan bal
üreticimiz Şahbaz Çay sizce nasıl bir üretim tekniği gerçekleştirmiştir. Mevsime göre Mersin erdemli ve Eğriçayır yaylası arasında gidip gelen Şahbaz amca amacına ulaşıyor ve yüksek kaliteli bal sayesinde ödülü kapıyor.
Eğriçayırı’da Mersin erdemliyide bilirim. Birbirlerine çok uzak yerleşim birimleridir. Şahbaz amca bu külfet ve uğraşı neden yapıyor dersiniz? 300 yıldır büyükbabalarının yaptığı bu mesleği kendine uğraş edinen üretici içersinde herhangibir hormon yada kalıntı bulunmayan bu balı üretmek için çok uğraşıyor. Şahbaz amca kalıntıyı önlemek için tarım ilacı yerine defne yada lavanta yağı kullanmış, Ayrıca toros dağları eteklerindeki eğriçayır yaylasında kesinlikle herhangibir tarımsal ilaçlama yapılmıyor.


webziraat.com
Kaliteli üretim yapmak için en önce işin kolayına kaçmaktan sakınılmalı. Her üründe hemen hemen aynı şeyi söyleyebiliriz. Anneanelerimiz boşa söylemiyor “köy tavuğunun eti serttir ama tadı market tavuğuna benzemez”
Ha bide salatalık var :)


Yazar by Guney in: Genel | Etiketler:
Eki
26
2009
0

Kesme çiçek ihracatı revaçta

Ülkemizin içersinde bulunduğu ekonomik kriz sürecinde bile kesme çiçek ihracatımız geçen yıla oranla % 10 artmış durumda. Bu yıl 35 milyon dolarlık gerçekleşen ihracatımız yıl sonuna kadar 50 milyon dolara dayanacaktır. Özellikle Antalya yöresinde bulunan ihracatçılarımız her yıl dahada kazançlı olan kesme çiçek üretimini yeni girişimcilerede önermekte.

Önemli olan kalite; bence çiçek gibi bir ürünün ucuzluğundan öte kalitesi ile satış yapacağı aşikardır. Daha çok hizmet sektörü gibi görülen bu durum tüketicilerin kesme çiçeğe kalitesi ve güzelliği için para verdiği gerçeğini hatırlatıyor.

Kesme çiçek üretimi anlaşılacağı gibi tarım sektöründe ilerki yıllardada hep gözönünde bulunacaktır.
webziraat.com


Yazar by Guney in: Genel | Etiketler:
Eki
26
2009
0

2009 Ziraat mühendisi alımı sonuçları

 Bilindiği üzere geçen hafta pazartesi-cuma arası tarım bakanlığı ve dsi ziraat mühendisi alımı tercih işlemleri yapılmıştı. Bu tercih işlemleri sonucu her tercih yapan ziraat mühendisi gibi benimde aklımda acaba nezaman açıklanacak sonuçlar sorusu oluşuyor. İnsanın birazda ümidi olunca dahada heyecanlanıyor. Gerçi benim kpssp3 puanım birhayli düşük ama 2010 kpss genel alımlarını göze alarak bu ziraat mühendisi alımlarında fazla kişilerin tercih yaptığını düşünmüyorum. Yani puanım
düşük olsada şans eseri bir yer kazanabilrim.
 Tercih sonuçlarının açıklanma tarihi tahminimse gelecek ayın ilk haftası olacağını düşünüyorum. yani en geç iki haftaya atamalar açıklanacaktır. Kazandığımız yer ile aynı şehirde isek hemen işe başlamamız gerekmekte fakat uzak bir yer kazanırsak bize 2 hafta muhlet vereceklerini biliyorum.
 Tüm tercih yapan arkadaşlara şimdiden bol şans diliyorum, umarım herkez gönlünden geçen illere yerleşir.

Yazar by Guney in: Genel | Etiketler:
Eki
26
2009
0

Kırmızı et fiyat artışı beyaz eti krizdenmi kurtarıyor

 Özellikle ihracata önem veren büyük firmaların dile getirdiği bu vurgulama yani kırmızı et fiyatlarının tüm dünyada yükselmesi ile ekonomik krize rağmen beyaz et firmalarının kar marjını artırıyor. Şeker piliç, Bey Piliç, Keskinoğlu, banvit, Şen Piliç, Pınar Hindi, CP Piliç, Mudurnu Piliç gibi büyük beyaz et ihracatçıları özellikle ırak ve AB piyasalarındaki Türk üreticilerinin payının artığını hatta ırakta brezilya ürünlerinden pahalı olan Türk ürünlerinin fazla satıldığı vurgulandı. Aslında ırak pazarına brezilyadan daha yakın olmamızında bu durumda etkisi olabileceğini düşünüyorum.

Beyaz etteki bu gelişmeler hem yeni girişimcileri hemde mevcut ihracatçıların yeni yatırımlar yapmaya itiyor, böylece hem ülke ekonomisine katkı sağlanıyor hemde işsizlikle beli bükülen piyasamız dahada canlanıyor. örneğin şen piliç 1400 olan çalışan sayısını 500 kişi daha artıracağinı duyurdu.

Irakta satışların artmasının bir başka nedenide bence helal gıda tüketmeye çalışan bölge insanının Türk mallarına daha fazla güvendikleridir.

Beyaz ette bu gelişmeler tabiki yüz güldürüyor, özellikle son dönemde iflasını açıklayabilecek firmaların yavaş yavaş toparlanması buna kanıttır. Ama bir piyasanın kötü gidişatı (kırmızı et) başka bir piyasanın (beyaz et) gözdeleşmesine tabiki katkı sağlayacaktır, bu durumu çokta benimsememek gerekmekte. Umarım kırmızı ette yaşadığımız üretim ve fiyat sorunları bir an önce iyi bir sonuca ulaşır.

web ziraat

Yazar by Guney in: Genel | Etiketler:
Eki
24
2009
0

Şeftaliye doyacağız ve doyuracağız

Ülkemdeki gidişatın tarımsal açıdan tepetaklak olmasını birtarafa bırakırsak bu gelişme gerçekten umut verici.  planlı şeftali üretimi demek daha üretmeden ürününüzü satmak demek.

Brezilya devi Sucocitrico Cutrale yatırım yapmak için ülkemizi seçti. Anadolu grubu-özgörkey ortaklığı ile yapılacak 10 milyon şeftali ağacı yatırımına şimdiden 12 milyon dolar yatırdı. Ayrıca 10 yıl içinde 500 milyon dolar yatıracağı açıklanıyor. E ne yapacaklar bukadar şeftaliyi diye sorarsanız en büyük alıcı coca cola olacak.

 Doğu ve güneydoğuda 200 bin dönüm arazide 10 milyon çekirdekli meyve ağacı ekilecek. Cutrane şimdiden açıklıyor ve yılda 50 milyon dolar yatırım yapacak. Türkiye bu büyük şeftali üretim atağı ile dünyanın önde gelen sert çekirdekli meyve üreticisi olacak.
 Bu ortaklık sonucu ülkemizde istihdama büyük katkı sağlanacak. 200 bin dönum arazi işlemek kolay iş değil tabiki. bugüne kadar hep tarım sektöründen sanayii ve hizmet sektörüne istihdam kaymaları görülsede böyle büyük ve planlı projeler bu durumu tam tersine çevirecektir. Ayrıca sözleşmeli tarımda yapılacak ve yerel çiftçimiz biraz olsun rahatlayacak.

webziraat.com

Yazar by Guney in: Genel | Etiketler:
Eki
23
2009
0

Türk yoğurdu ayran olmasın patent alınsın

 Sürekli uzaklara taşınan yoğur olsa olsa ayran olur sözü ile şimdi gündemde olan ASÜD başkanı Ali Ülker Geleneksel Türk yoğurdu özelliklerini belirleyip patenç çalışmaları başlatıldığını açıkladı.
 Yani yoğurt dediğin üzeri kalın kaymaklı ve sert olacak. damağına yapışacak. Bir Türk olarak aklıma ilk gelen özellikler bunlar oluyor.

Sakarya’da “AB Sürecinde Türkiye Süt Endüstrisi ve Bölgesel Kalkınma Çalıştayı” sırasında konuyla ilgili sorularımızı yanıtlayan ASÜD Başkanı Ali Ülker, bakanlığın, Fermente Süt Ürünleri Tebliği’nde 16 Şubat’ta yaptığı revizyon ile yoğurt üretiminde kullanılan kuru madde alt sınırının olduğunu belirterek, şunları söyledi: “Yoğurt tipleri ve çeşitleri tebliğde ifade edilmemiştir. Türk yoğurdu diyebileceğimiz geleneksel koşullarda üretilen yoğurdun karakteristliği ile ilgili net bir ifade tebliğde yok. Tebliğ sadece proteine alt limit getirdi.”
İçinde yüzde 4.5 yağ olmalı

Ali Ülker, belirtilen alt limitte ancak yerel üreticilerin yoğurt üretebileceğini de anlatarak şunları söyledi: “Çünkü bu özelliklerde yoğurdu bir yerden başka bir yere nakledemezsiniz. Bu kadar düşük kuru madde ile üretilen bir yoğurdu başka şehre taşımaya kalkınca ayrana dönüşür. Türk yoğurdu oldukça farklı özelliklerde. Kaymaklı yoğurdun tadına doyum olmaz. Sağlıklı kaymaklı yoğurdun yüzde 4.5 yağ ihtiva etmesi lazım. Tebliğdeki alt limitle yoğurt, ancak katkılarla üretilebilir. Sadece çok güzel kıvamlı bir yoğurt yediğinizi düşünürsünüz.”
Çalıştaydaki konuşmasında ise Türkiye’de süt zincirinin en temel sorununun kayıtdışılık olduğunu vurgulayan Ali Ülker, şu bilgileri verdi: “Türkiye’deki toplam yıllık süt üretimi 12.2 milyon tondur ve bu miktar 642 milyon ton olan dünya süt üretimi sıralamasında Türkiye’yi 16’ncı büyük süt üreticisi ülke arasına yerleştirmektedir. Ancak üretimin sadece yüzde 40’ı süt sanayindeki tesislere giriyor ve kayıtlı olarak işleniyor. Geriye kalan yüzde 60’lık kısım ise sadece ekonomik açıdan değil hijyen açısından da denetimsiz. Türkiye’deki toplam yıllık süt üretimi 12.2 milyon ton ve bu miktar 642 milyon ton olan dünya süt üretimi sıralamasında Türkiye’yi 16’ncı büyük süt üreticisi ülke arasına yerleştiriyor. Ancak kayıtdışılılık oranı da ortada. Avrupa Birliği’nde kayıtlılık, yüzde 95 gibi çok yüksek bir seviyede. Ülkemizde süt zincirinin en temel sorunu kayıt dışılık. İşte bu noktada ambalajlı üretim daha da önem kazanıyor.”

Yoğurt komisyonu tipleri belirliyor

DEĞERLENDİRMESİNDE yoğurdun ‘Türkler’e özgü bir ürün’ olduğunu vurgulayan Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’ndan yapılan değerlendirmede, çalışmalar hakkında şu bilgiler verildi:
Türk yoğurdunun, karakteristik özelliklerini belirlenip, patenti tescil ettirildikten sonra Kodeks Alimentarius Komisyonu’na başvuruda bulunulup, ya mevcut uluslararası kodeks standardının değiştirilmesi veya uluslararası kodeks standardına ‘geleneksel Türk yoğurdu’nun tanımın konulması yönünde girişimlerde bulunulacak.
Yoğurt tebliğinin hazırlanması için oluşturulan alt ihtisas komisyonu, şimdiye kadar 4 toplantı yaptı. Bu hafta da toplanacak olan komisyonun üzerinde yaptığı çalışmada, yoğurttaki protein oranının yüzde 4’de, asgari katı madde oranının da yüzde 12’ye çıkarıldığı öğrenildi.Ayrıca ‘kış yoğurdu’, ‘süzme yoğurt’ gibi geleneksel, diğer yoğurt tiplerinin de özellikleri ve standardı, sadece yoğurda ilişkin yeni oluşacak tebliğ ile belirlenmeye çalışılacak ve patenti alınıp Kodeks Alimentarius Komisyonu’na başvurulacak.
Komisyon, Silivri yoğurdu, kaymaklı yoğurt, homojen yoğurt ve karışım yoğurt tanımları üzerinde de çalışıyor. Türk yoğurtlarının, Anadolu’nun farklı bölgelerinde üretilen
değişik tat ve özelliklerdeki yoğurtların ve geleneksel yoğurdun tanım dışı kalmaması için çalışmaların başlatıldı.

Türk usulü yoğurt nasıl olur

TARIM ve Köyişleri Bakanlığı konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede ‘geleneksel yoğurdumuzu diğer yabancı yoğurtlardan ayıran özellik’ler diyerek, şunları sıraladı:
Sadece protein oranı ve kuru madde değerleri yani kıvama ilişkin kriterler olmayıp, fermantasyonun aynı kapta yapılıp, pıhtının bozulmaması, kırılmaması yani set tipi yoğurt olmasıdır.
Bunun yanı sıra mayalamak için kullanılan kültür mikroorganizmalarının belirli oranlarda katılmasıyla sağlanan hafif ekşimsi tadıdır.
Geleneksel yoğurdun kriterlerini belirlemek için günümüze kadar yapılan tüm çalışmalar ve kaynaklar göz önüne alınmaktadır. Bu çerçevede ülkemizde yayımlanan mevzuat ve literatürler incelenmektedir.

ziraat günlüğü

Yazar by Guney in: Genel | Etiketler:
Eki
23
2009
0

İyi şeylerde oluyor ; süt ihracatımız düzeliyor

  Süt ihracatında devler ligine giremememizin en büyük nedenlerinden biriside denetimsiz üretilen sütün toplam üretimimizin yarısından fazla olması. İthalatçıları ikna etmek için denetimleri artırmalı ve hijyene dikkat etmeliyiz.
Modern tesislerin çoğalması ile ithalat yapacak firmalarda sütümüzü almak için sıraya girecektir.
Ambalajlı Süt ve Süt Ürünleri Derneği (ASÜD) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ülker, Türk üreticilerin 17 Mayıs 2001′den bu yana AB’ye süt ve süt ürünleri ihraç edemediğini vurguladı. Türkiye’nin dünyanın 16. büyük süt üreticisi olduğunu ve yıllık süt üretiminin 12.2 milyon tona ulaştığını kaydeden Ali Ülker, “Ancak bu
miktarın sadece yüzde 40′ı modern tesislere gitmekte ve işlenmekte. Geriye kalan yüzde 60′lık kısım ise sadece ekonomik açıdan değil, aynı zamanda hijyen açısından da denetimsiz ürünü temsil etmektedir” dedi.

“DEVLER LİGİ’NE GİRDİK”

Sorunun çözümü için ihracatın artırılması gerektiğine işaret eden Ali Ülker süreci hızlandırmak amacıyla ilk adımı attıklarını ve dünya süt piyasalarına yön veren ve kısa adı IDF olan Uluslararası Sütçülük Federasyonu’na üyelik başvurusu yaptıklarını hatırlattı. Ülker “Türkiye ASÜD’ün üye olmasıyla Dünya Süt Ligine çıkmıştır” diye konuştu. Ülker, bu kurum çatısı altında etkin çalışmalar yürüterek, Türk sütünün dünyaya ihraç edilmesinin önünü açmak istediklerini kaydetti.
ziraat günlüğü

Yazar by Guney in: Genel | Etiketler:
Eki
22
2009
0

Antep fıstığı Almanya gıda fuarında tanıtıldı

Antepfıstığı Tanıtım Grubu (AFTG) 10 – 14 Ekim 2009 tarihlerinde Almanya’nın Köln kentinde düzenlenen ANUGA 2009 Gıda Fuarı’na katıldı.
Türkiye’nin ortak ülkesi olduğu ve 130 civarında firma ile katılım sağladığı fuarda Antepfıstığı 18 metrekarelik bir stantta ziyaretçilerle buluştu. 45 ticari görüşme gerçekleştirilen
standı toplamda 426 kişi ziyaret etti. Fuarda Antepfıstığına ilgi bir hayli yüksekken ithalatçılar özellikle fiyat konusunda sıkıntılarının olduğunu aktardılar.

Yazar by Guney in: Genel | Etiketler: