May
31
2010
0

Et fiyatları dibe vurdu, marketler uyuyormu

Et ithaatı sonuçlarından beklenen ülke içi et kg fiyatının düşmesi sonunda gerçekleşti ama üreticiden alınan ucuz et fiyatları hala marketlere ve kasaplara yansımadı. üreticilerden alınan 12,5 tl lik fiyat vatandaşı sevindirecek bir rakam fakat hala marketlerde iki katı fiyat biçilmekte.

Konya Kırmızı Et Üreticileri Birliği Başkanı Nazif Karabulut, üreticiden alınan etin fiyatının 12,5 liraya kadar düştüğünü ancak, bu düşüşün marketlerdeki fiyatlara yansımadığını söyledi.

Türkiye Kırmızı Et Üreticileri Merkez Üst Birliği Başkan Yardımcılığı görevini de yürüten Karabulut, AA muhabirine yaptığı açıklamada, toptan karkas et kesim fiyatı 16,5 lira olan sığır etinin ithalat kararıyla birlikte düşme trendine girdiğini, bu eğilimin devam ettiğini belirtti.
Türkiye’de besiciliğin merkezi olan Konya’da toptan karkas et (yağlı) kesim fiyatlarının bugün itibariyle 12,5 liraya düştüğünü ifade eden Karabulut, şunları
kaydetti:

“İthalat kararı erken verildi, 10-15 gün daha beklenseydi, besiye gelen hayvanların kesime verileceği döneme girileceğinden, fiyatlar kendiliğinden normale dönecekti. Şuan besici hayvanını maliyetinin altında kesime veriyor, üretici panik içinde… Asıl üzerinde durmamız gereken konu; ithalat kararıyla amaçlanan tüketiciye daha ucuz et yedirmekti. Üreticiden alınan etin fiyatı düşüyor, aynı düşüş marketlere yansımıyor. Et ve Balık Kurumunun açacağını açıkladığı yeni satış mağazalarına kasaplar, ‘haksız rekabet’ endişesiyle tepki gösteriyor.”

Bu yazı webziraat.com sitesinden yayınlanmıştır.

Yazar by Guney in: Genel | Etiketler:
May
29
2010
0

İyi tarım uygulaması semineri tenha geçti

iyi tarım uygulamaları semineri

 Antalya gazipaşa ilçesinde gerçekleşen iyi tarım uygulamaları semineri istenilen ilgiye ulaşamadı. itu

Nüfusunun büyük bölümünü çiftçilerin oluşturduğu ilçede tarım konusunda düzenlenen eğitim seminerine katılımın az olması dikkat çekti. Saat 13.00′te Gazipaşa öğretmen evinde verilen seminere konuşmacı olarak katılan Sakip Altunlu, katılımcıları, meyve ve sebze ticaretinde mevcut durum analizi, kalite ve gıda güvenliği yönetim sistemi tanıtımı, müşteri memnuniyeti talebi, iyi tarım uygulamaları ve entegre mücadele, bitki besleme, toprak yönetimi, belgeli ürünün geri çekilmesi, tedarik zinciri yönetimi, risk yönetimi, hijyen, iyi laboratuar
incelemeleri, atık ve kirlilik yönetimi, çevre koruma, işçi sağlığı ve güvenliği ile iyi tarım uygulamalarına ilşkin yasal mevzuat konularında bilgilendirdi. Eğitim seminerine katılanlara, katılım belgesi verildi.

Bu yazı webziraat.com sitesinden yayınlanmıştır.

Yazar by Guney in: Genel | Etiketler:
May
28
2010
0

Ne olacak bu tavuk gübreleri

tavuk gübresi

Türkiye’de tavukçuluk sektörü önemli boyutlara gelirken, yumurta ve et tavuğu üreticileri, üretim sırasında ortaya çıkan yıllık yaklaşık 5,5 milyon ton tavuk dışkısının yol açtığı sorunlara çözüm arıyor.
Tavukçular, çevrenin, havanın ve suyun kirlenmesine neden olan tavuk dışkısının gübre veya enerji üretiminde değerlendirilmesi için devlet desteği istiyor.

Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, Çevre ve Orman Bakanlığı Beyaz Et Sanayicileri ve Damızlıkçılar Birliği (BESD-BİR) ile Hollanda Büyükelçiliği’nin birlikte düzenlediği “Tavuk Gübresinin İşlenerek Değerlendirilmesi” konulu seminer, besicilerin de katılımı ile Ankara’da yapıldı.

Seminerin açılışında konuşan BESD-BİR Başkanı Zuhal Daştan, Türkiye’de geçen yıl 705 milyon piliç kesildiğini, yılda ortalama 66 milyon yumurta tavuğunun ticari işletmelerde tutulduğunu, 20 milyon civarında da serbest kanatlı bulunduğunun tahmin edildiğini söyledi. Bakanlık verilerine göre, sektörde yaklaşık 11 bin 350 etlik piliç kümesi, 3 bin 120 ticari yumurta üretimi
yapan kümes ve 1586 damızlık kümes olmak üzere toplam 16 bin 50 kümes bulunduğunu anlatan Taştan, kanatlı sektöründe 4,1 milyon ton yem tüketildiğini, tüketimin doğal sonucu olarak da yumurta tavukçuluğu sektöründe 3 milyon ton, etlik piliç sektöründe ise 2,5 milyon ton yaş dışkı ortaya çıktığını kaydetti.

Yıllık 5,5 milyon ton civarındaki tavuk ve hayvan dışkısının çevre sorunu yaratan atık olmaktan çıkarılıp, tarımsal gübre, ekonomik değer haline getirilmesi gerektiğini vurgulayan Daştan, özellikle entegre tesislerin, bu atıkların ekonomik değerlendirilmesine yönelik yatırımlar konusunda öncülük etmesi gerektiğini belirtti.
Bu atıklardan gübre üreten tesislerin satış konusunda fazla başarılı olamadığını, fiyat konusunda sorun yaşandığını anlatan Daştan, bu sıkıntıların aşılabilmesi için, devletin, kimyevi gübre gibi, işlenmiş tavuk gübresi satın alanlara da birkaç yıl destekleme ödemesi yapmasının yararlı olacağını söyledi. Bakanlık öncülüğünde gübre toplama merkezleri oluşturularak işleme tesislerine sevkin sağlanması yönünde organizasyonun fabrikaların çalışmasını kolaylaştıracağını anlatan Daştan, ayrıca toprağa dost bu gübrede KDV’nin yüzde 1’e indirilmesini önerdi.

Toplantıda, Hollanda’dan gelen üniversite öğretim üyeleri, Doğa, Tarım ve Gıda Kalitesi Bakanlığı yetkilileri, AB’de tavuk atıklarının kontrolü mevzuatı ve bu atıkların değerlendirilme yöntemleri hakkında bilgi verdiler.
İçindeki nitrat ve fosfor oranının yüksekliği nedeniyle tavuk gübresinin doğrudan toprağı uygulanamadığı, su ve çevre kirliliğine neden olduğu belirtilen yetkililer, bu gübrenin işlenmesi ve biyogaz üretiminde kullanılması için tesisler kurulduğu anlatıldı.

Bu yazı webziraat.com sitesinden yayınlanmıştır.

Yazar by Guney in: Genel | Etiketler:
May
28
2010
0

Sel mağduru çiftçiler Tarım il müdürlüğüne başvuracak

Sel mağduru çiftçi

 Birçok doğal afetden zarar gören çiftçiler son olarak sel baskınlarından dolayı kredi borçlarını ödeyememe durumuna kadar gelmişlerdi. Edirne tarım il müdürlüğü selden zarar gören çiftçilerin başvuru yapmasını istedi. sel mağduru çiftçiler başvurdukları taktirde sel kredi borçlarını bir yıl erteleyebilecekler.

”İlimizde 12-15/02/2010 tarihlerinde meydana gelen sel afetlerinden Çiftçi Kayıt Sistemine kayıtlı, ekilişleri, ürünleri, hayvan varlıkları veya seraları en az yüzde 30 zarar gören ve kredi borçlarının ertelenmesini isteyen üreticilerin, Kararnamenin yayınlandığı 22.05.2010 tarihinden itibaren 1 ay içerisinde dilekçe ile il, ilçe müdürlüklerine başvurularını yaparak, ÇKS kimlik ve arazi bilgilerini
güncellemeleri gerekmektedir. ÇKS bilgilerini güncellemiş üreticilerin başvuruları dikkate alınacaktır.

Ayrıca Kararname kapsamında borç ertelemesi isteyen üreticilerin 22.06.2010 tarihine kadar dilekçe ile Kredi kuruluşlarına müracaat etmesi gerekmektedir.

Bu yazı webziraat.com sitesinden yayınlanmıştır.

Yazar by Guney in: Genel | Etiketler:
May
28
2010
0

Tarımsal yayım ve danışmanlık desteği 500 tl

Tarımsal yayım ve danışmanlık destekleme

Çiftçimize sağlanan tarımsal yayım ve danışmanlık desteği 500 tl olarak belirlendi. tarımsal destekleme almak isteyen üreticiler teblig tarihinden 3 ay içinde başvurularını yapmalı.

Tarımsal yayım ve danışmanlık hizmeti alan işletmelere 500 TL tarımsal yayım ve danışmanlık desteği ödemesi yapılacak. Destekten faydalanmak isteyen tarımsal işletmeler, Tebliğ’in yayımı tarihinden itibaren 90 gün içerisinde başvuruda bulunacak. Birden fazla ilde tarımsal üretim yapan ve
danışmanlık hizmeti satın alan tarımsal işletmeler sadece Çiftçi Kayıt Sistemine kayıtlı olduğu ilden destek için müracaat edebilecek.

Bu yazı webziraat.com sitesinden yayınlanmıştır.

Yazar by Guney in: Genel | Etiketler:
May
28
2010
0

2010 hayvancılık destekleme tebliği

2010 hayvancılık destekleme

2010 yılı hayvancılık desteklemesi almak isteyen çiftçilerimize bu tebliği yayınlıyoruz. hayvancılık destekleme ilanı yayınlanmıştır. aşağıdaki detaylar doğrultusunda hayvancılık destek ödemeleri yapılmaya devam edecektir. 2010 hayvancılık destekleme fiyatlarını daha önce açıklamıştık, bu teblig doğrultusunda çiftçilerimiz hayvan başı destekleme ödemelerini alabilecek…. işte detaylar.

2010 Yılında Tarım Bakanlığı Tarafından Yetiştiricilere Yapılacak Olan Desteklemelere Ait Uygulama Tebliği 10 Nisan 2010 Tarihinde Resmi Gazetede Yayımlanarak Yürürlüğe Girmiştir. Belirtilen Şartlara Uygun yetiştiricilerin Desteklemelerden Yararlanabilmeleri İçin Bağlı Bulundukları İl/İlçe Tarım Müdürlüklerine Müracaat Etmeleri Gerekmektedir.

2010 Yılında Arı Yetiştiriciliği Yapan ,Birliğe üye en az 30 (Otuz) adet arılı kovana sahip Üreticilerin Kovan başı 6 TL Destekleme ödemesinden yararlanabilmesi
için 01 Mayıs-15 Temmuz 2009 tarihleri arasında İl/İlçe müdürlüklerine şahsen başvurup kovanlarının tespitini yaptırmaları gerekmektedir.

En az 5 (Beş) baş Kültür ırkı veya Kültür melezi doğurmuş sığırı olan Birliğe (üst birliğini kurmuş olan yetiştirici birlikleri veya tarımsal kalkınma kooperatifleri) üye yetiştiricilere 2010 yılında suni tohumlama yapılmış olan sığırları için anaç sığır başına 225 TL destekleme ödemesi yapılacaktır.En az 5 baş anaç sığırı bulunan birlik üyesi işletme sahiplerinin desteklemeden yaralanabilmeleri için 01 Kasım- 31 Aralık 2009 tarihleri arasında şahsen bağlı bulundukları Birliklere-Kooperatiflere başvurmaları gerekmektedir.Birlikler-Kooperatifler kendilerine yapılan müracaatları 31 aralık 2009 tarihine kadar ilgili il/ilçe tarım müdürlüklerine teslim ederler.
2010 yılında suni tohumlamadan doğmuş ve dişi buzağılara brusella S-19 aşısını yaptırmak şartıyla buzağılara 60 TL destekleme ödemesi yapılacaktır.Buzağı kayıtlarını yaptıran yetiştiriciler destekleme için 01 Ekim-31 Aralık 2010 tarihleri arasında dilekçe ile bağlı bulundukları İl/İlçe tarım müdürlüklerine müracaat ederek desteklemeden faydalanabilirler.

01.01.2009 tarihinden önce doğmuş dişi mandalara 250 TL destekleme ödemesi yapılacaktır.Desteklemeden faydalanmak isteyen yetiştiriciler 01 Kasım-31 Aralık 2010 tarihleri arasında ilgili il/ilçe tarım müdürlüklerine müracaat eder.

Üretmiş olduğu çiğ sütü çalışma izni,üretim izni ve süt teşvik kod numarası almış ,gıda siciline kayıtlı olan süt işletme tesislerine ,fatura ve /veya müstahsil makbuzu karşılığında satan üreticilere litre başına 0,04 TL destekleme ödemesi yapılır.Örgütlü üreticiler örgütleri aracılığı ile ,örgütlü olamayan üreticiler şahsen il/ilçe tarım müdürlüklerine müracaat ederler.

2010 yılında en az 10 dekar alanda yem bitkisi (silajlık mısır,korunga,Macar fiği,burçak,fiğ) ekilişi yapan çiftçilere destekleme ödemesi yapılır.Desteklemeden faydalanmak isteyen çiftçilerin 31 Ekim 2010 tarihine kadar ÇKS ye kayıtlı oldukları il/ilçe tarım müdürlüklerine şahsen müracaat etmeleri gerekmektedir. 2009 yılı sonbaharında Macar fiği ekilişi yapan çiftçilerimizin desteklemeden yararlanabilmesi için ,Macar fiğini 2010 yılında biçmeden önce müracaat etmeleri gerekmektedir.

2010 yılı içerisinde şap aşısı ve 3-6 aylık yaşta iken de Brusella S-19 aşısı ile aşılanmış dişi buzağılara 20TL destekleme ödemesi yapılacaktır.Destekleme ödemesinden yararlanmak isteyen yetiştiriciler 01 Ekim-31 Aralık 2010 tarihleri arasında dilekçe ile İl/İlçe Müdürlüklerine müracaat ederler.

Merkez Birliğine üye olmuş Damızlık Koyun –Keçi Yetiştiricileri Birliğine üye olan ve hayvanlarını Damızlık Koyun-Keçi kayıt sistemine kayıt ettirerek küpeleten yetiştiricilere anaç koyun başına 10 TL destekleme ödemesi yapılacaktır.Yetiştiriciler birliklerine dilekçe ile müracaat edecektir.Birlikler ise 30 Kasım 2010 tarihine kadar İl/İlçe müdürlüklerine müracaatta bulunurlar

Bu yazı webziraat.com sitesinden yayınlanmıştır.

Yazar by Guney in: Genel | Etiketler:
May
28
2010
0

İneklere mıknatıs yutturmak

inek mıknatıs yutarsa

 Herbiri bir servet değerinde olan büyükbaş hayvanlarımızın sağlığı için ucuz ve etkili sağlık çözümleri uygulanmaya başlandı. ineklerin mıknatıs yutmasıda aslında bir nevi tedavi yöntemi. ineklere mıknatıs yutturmak nasıl bir tedavi derseniz işte yanıtları. 

Konya Tarım İl Müdürlüğü Destekleme Şubesi Veteriner Hekimi Doktor Halil İbrahim Sözmen, büyük baş hayvanların, özellikle de fiyatları 5-6 bin lirayı bulan ineklerin sağlıklarının üretici için büyük önem taşıdığını belirtti.

İneklerin, otları ve yedikleri yemleri diline dolayarak ağzına götürdüğünü, bu yeme tarzının da ihmal ya da çeşitli nedenlerle hayvan yemine karışan çivi, tel, naylon poşet gibi yabancı metallerin mideye gitmesine neden olduğunu anlatan Sözmen, şunları kaydetti:

“Geviş getirme sırasında ise alınan yabancı maddeler içinde ağır olan metaller midede kalır. Çivi zaman içinde işkembede yaptığı hareketle midenin hemen önünde bulunan kalp ya da akciğer zarına girerek zar iltihaplanmasına neden olabilir. Sonuçta, tedavisi zor
ve masraflı olan zar iltihaplanması ortaya çıkmış oluyor. Belirtiler ise iştahsızlık, sütten ani kesilme, yürüyememe gibi sıralanabilir. Değeri 5-6 bin lirayı bulan, çiftçi için ‘sermaye’ demek olan inekler için oluşan bu olumsuzlukların önüne geçmek gerekiyor. Çünkü ineğin ölümüyle de sonuçlanabilen çivi ve tel yutmaları, çiftçiye olduğu gibi ülke ekonomisine de zarar veriyor. Mıknatıs, işkembenin tabanında kalarak hayvanın yutmuş olduğu metalleri topluyor ve metallerin kalbe ya da akciğere ilerlemesini engelliyor.”

BU MIKNATISLAR, HAYVANIN MİDESİNDE KESİME VERİLİNCEYE KADAR KALIYOR

Bu amaçla, özellikle merada otlayan, sütten kesilmiş büyükbaş hayvanlara özel mıknatısların yutturulması işlemi yapıldığını anlatan Sözmen, “Tanesi 15 liraya satın alınan mıknatısları ineklere yutturuyoruz. Ağızdan yutturulan mıknatıs, işkembenin tabanında kalarak hayvanın yutmuş olduğu metalleri topluyor ve metallerin kalbe ya da akciğere ilerlemesini engelliyor” dedi.

Sözmen, mıknatısın hayvanın işkembesinde, hiçbir yan etkisi ve zararı olmadan, ineğin ekonomik değeri ve üretkenliği sona erip kesime verilinceye kadar kalabileceğini belirterek, Tarım ve Köyişleri Bakanlığının da kooperatifler aracılığıyla üreticiye verilen ineklere mıknatıs yutturma uygulamasını zorunlu tuttuğunu sözlerine ekledi.

Bu yazı webziraat.com sitesinden yayınlanmıştır.

Yazar by Guney in: Genel | Etiketler:
May
26
2010
0

Tohum prim ödemeleri başlıyor

 Çiftçilerimiz tohum primlerini hesaplarından alabilirler. yeni tohum prim ödemesi başlıyor.

Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker, 24 Mayıs pazartesi gününden itibaren yağlı tohum primlerinin birçoğunu çiftçilerin hesabına yatıracaklarını da sözlerine ekledi.Çiftçilerimiz paralarını 28 mayıs cuma günü çekebilecekler

tohum primi ödemesi

Sakarya’da Akyazı Ticaret Borsası, Ziraat Odası ve İlçe Tarım Müdürlüğünün hizmet binalarının açılışına katılan Bakan Eker, buralarda açıklamalarda bulundu. Et fiyatları ve hayvancılıktaki gelişmeleri değerlendiren Bakan Eker, şöyle konuştu:

“Türkiye’de hayvancılık çok önemli gelişme gösteriyor. Aralık, Şubat ve Nisan aylarında üç defa Türkiye’deki bütün besi ahırlarını kontrol ettik. Türkiye’de besi ahırlarında 2 milyon 170 bin besi sığırı var. Bu ne demektir? Yılda 1 milyon ton kırmızı ete tekabül eder. Bu kadar besi danası var, fiyatlar
anormal yükseliyor. Üreticinin ahırından buzağı çıkarken kilosu 5, 6, 7 liradan çıkıyor ama kesime geldiğinde bir bakıyoruz 12, 13, 14, 15 lira. Biz dedik ki ‘Arkadaşlar burada durun, birileri bu işi speküle ediyor, üreticinin de aleyhine olacak bu, sonuçta sürdürülebilir bir şey değil.’ Daha önce hayvan üreticilerine 83 milyon lira destek veriliyordu. Bunu 2010 yılı itibariyle 1 milyar 250 milyon liraya çıkardık. Bu nakit destek ve yem, hayvan başı, süt primlerini kapsıyor. Toplam desteklerin yüzde 23′ünü hayvancılığa veriyoruz. 5 milyar 600 milyon liranın yüzde 22,3′ünü hayvancılık desteği oluşturuyor. Bu, 2002 yılına göre tam 15 katlık artıştır.

Türkiye’de 70 milyon tüketiciye karşılık 425 bin hayvan üreticisi bulunuyor. 70 milyon tüketici kıymayı, kuşbaşını çok yüksek bir fiyattan alıyorsa o zaman bu işte bir yanlışlık var. Bunu da bizim düzeltmemiz gerekiyor. O nedenle dedik ki, fiyatlar normal düzeye gelinceye kadar Et ve Balık Kurumu kasaplık canlı hayvan getirecek. Yanlış anlaşılmasın, kasaplık canlı hayvan getiriyor, başka yerlerde kesilmiş et değil. Sağ olsun televizyonlarımız et ihalesi diye veriyor, milletimiz de oradan aldığı bilgilerle haklı olarak yanılıyor. Bu doğru değil, kasaplık canlı hayvan. Besisini tamamlamış, kesime hazır canlı besi sığırını alıyoruz. Niye burada yaptırıyoruz? Bunun maliyeti, istihdamı, katma değeri Türkiye’ye gelsin. Kafasından, derisinden, kemiğinden ve iç organlarından da Türkiye istifade etsin. Fiyatlar makul bir düzeye gelirse, biz o takdirde ithalata gerek görmeyeceğiz.”

Geçtiğimiz hafta 8 bin baş kasaplık canlı sığır için ihale yapıldı. Bir miktar besi sığırı üreticiye zarar vermez, üreticilere zarar verecek uygulamanın içinde olmayız ama tüketicileri de korumak mecburiyetindeyiz. 26 Nisandan itibaren ithalat yapacağımızı söyleyince et fiyatlarında perakende fiyatlarında yüzde 19′luk düşüş oldu. Yüzde 19′luk fiyat düşmesi tüketimi yüzde 25 oranında arttırdı. İnsanlar daha önce aldığından dörtte bir oranında evlerine daha fazla et almaya başladılar.”

Dünya Bankası ve uluslararası kuruluşların raporlarına göre Türkiye’nin 50 milyar doların üzerindeki tarımsal üretim değeri ile dünyanın 8. büyük tarımsal ekonomisi haline geldiğini belirten Bakan Eker, Türkiye’nin dünyaya 11,5 milyar dolarlık gıda maddesi sattığını ve 4,5 milyar dolarlık net ihracat fazlası verdiğini de ifade etti.

Bakan Eker, küresel ekonomik krizde bütün sektörlerde küçülme görülmesine rağmen tarım sektörünün 2009 yılında yüzde 3,6 büyüdüğünü ifade ederek, şunları kaydetti:

“Türkiye’de tarım sektörü bu kadar büyümeseydi, bu genel ekonominin daha kötü bir durumda olmasına yol açacaktı. Küresel ekonomik krizde Türkiye istihdamının önemli bir kısmını tarım sektörü absorbe etti. 275 bin civarında kişi yeniden tarım sektöründe işe başladı. Tarım sektörü bu manada bir tampon sektör görevi gördü. 2008 yılında tarımsal büyümemizde yüzde 3,3. Son 6 yılın 5 yılında tarım sektörü pozitif büyüdü. 2007 yılında olağanüstü kuraklık yaşandı, bunun etkisiyle ülkemiz bir yıl tarım sektöründe küçülme yaşadı. Bu yıl da şu ana kadar ki gelişmeler oldukça iyi. Mısır üretimimiz son 6 yılda 2,2 milyon tondan, yaklaşık 5 milyon tona yükseldi. Hububat üretimimizin 35 milyon ton civarında olmasını bekliyoruz. Geçen yıl 33 milyon tondu. 2009 yılı 2008 yılına göre çok çok iyiydi. Bu yıl da 2009 yılına göre daha iyi bir yıl olacak. Dünyadaki genel üretimde buğdayda 17 milyon ton civarında düşüş bekleniyor. Türkiye’deki hububat üretiminde artış bekliyoruz. İnşallah Haziran ayının ortalarına kadar olağanüstü bir problem yaşanmaz.”

Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker, 24 Mayıs pazartesi gününden itibaren yağlı tohum primlerinin birçoğunu çiftçilerin hesabına yatıracaklarını da sözlerine ekledi.Çiftçilerimiz paralarını 28 mayıs cuma günü çekebilecekler

Bu yazı webziraat.com sitesinden yayınlanmıştır.

Yazar by Guney in: Genel | Etiketler:
May
26
2010
0

Kuraklık, sel, don olayları tarlaya kamera koydurdu – TARİT projesi

tarit

 Daha çok seller ve don olaylarıyla meşgul olan çiftçimiz çareyi tarlalarını 24 saat online olarak izlemekte buldu. belkide devletten aldıkları afet desteklemelerini bu araç gereçlere harcıyorlar. Tarit projesi adını alan bu çalışmaya Şanlıurfa bölgemiz pilot bölge seçildi. aslında proje kpsamında çiftçilerimiz sadece tarlanın görüntüsüne bakmakla kalmıyor aynı zamanda hava basıncı, ısı, nem, rüzgarın yönü ve hızı, güneş radyosyon şiddeti, saatlik veya aylık yağış miktarları, toprak ısısı, toprak nemi gibi verilere dizüstü bilgisayarından ulaşıyor. peki bu tarit sistemini diğer çiftçiler kullanabilirmi diye soracak olursanız, çiftçilerimiz tarlalarını bilgisayardan izlemek için biraz daha beklemeli çünkü şimdilik pilot bölgede denemeler devam etmekte.

Küresel ısınmaya bağlı kuraklık, sel ve don gibi meteorolojik olayların zirai ürünlere zararını en aza indirmek için geliştirilen TARİT projesi, pilot bölge Şanlıurfa’da uygulanmaya başladı. Tarlalara yerleştirilen kameraların kaydettiği görüntüleri laptop’tan (dizüstü bilgisayar) izleyen şalvarlı ve puşili çiftçiler sizi şaşırtmasın.

DEVLET Planlama Teşkilatı (DPT), Tarım Bakanlığı, Tarımsal Araştırmalar Genel Müdürlüğü ve İstanbul Teknik Üniversitesi’nin (İTÜ) birlikte yürüttüği Tarımsal Rekolte İzleme ve Tahmin Sistemi (TARİT), son 1 yılda hız kazandı. 8.9 milyon dolarlık bütçeyle, pilot bölge seçilen Şanlıurfa’da 25 tarımsal alana istasyonlar kuruldu. Küresel ısınmaya bağlı kuraklık, sel ve don gibi
meteorolojik olayların tarımsal alanlardaki zararları, projenin çıkış noktasını oluşturuyor. Haziran ayı sonuna kadar, 50 istasyon kurulması planlanıyor. Uydudan alınan görüntüler ve ölçümsel veriler, ‘İstasyon’ adı verilen 13 metrelik direklere, oradan çiftçilerin dizüstü bilgisayarlarına geliyor.
Tarlada uydu teknolojisi
Uydu teknolojisini kullanan, laptop’undan (dizüstü bilgisayar) tarlaları gözetleyen şalvarlı-puşili çiftçiler, yolunuz Şanlıurfa’ya düşerse sizi şaşırtmasın… Kameralı izleme yöntemi MOBESE’yi kullanan çiftçiler, ‘yer istasyonu’ adı verilen sistem sayesinde hava basıncı, ısı, nem, rüzgarın yönü ve hızı, güneş radyosyon şiddeti, saatlik veya aylık yağış miktarları, toprak ısısı, toprak nemi gibi verilere diz üstü bilgisayarından ulaşıyor.
Çiftçi nasıl kullanıyor
Projeyi yerinde gözlemlemek için Şanlıurfa’ya gidip Hilvan’ın Balkın köyünde Çetin ailesinin konuğu olduk. 76 yaşındaki Ramazan Çetin, 2 bin dönüm araziye sahip, 9 çocuk babası. Son zamanlarda tarlaların ekim işleriyle ilgilenmese de, dizüstü bilgisayarda tarlasını görüyor, gelen verileri tecrübesiyle harmanlayarak çocukları Abdulkadir, Fuat ve Cengiz Çetin’e aktarıyor. Çetin ailesi, bugünlerde heyecanlı. Projenin kendilerine katkı sağlayacağından emin olduklarını söylüyorlar. Uydudan alınan görüntüler ve ölçümsel veriler sayesinde; don uyarılarını görüp önlem alma şansı, verimin yıllar arasındaki verilerini karşılaştırma, aynı tohumun hangi yıl, hangi mevsimsel şartlarda hangi ölçüde geliştiği gibi karşılaştırmalar yapmak mümkün.
Kitaro eşliğinde hasat
Proje, devlete de, beyan esas alınarak verilen destek kredilerini, bilimsel verilerle gerçek hak sahiplerine sunma şansı veriyor. Çetin ailesinin tarlasını gezerken istasyonlardan tüm alana yayılan müzik de projenin başka unsuru. Çetin ailesinin tarlasında, Japon sanatçı Kitaro’nun, İpek Yolu belgeselindeki unutulmaz The Silk Road adlı bestesi çalıyor. Bir başka istasyon bölgesinde Mehter Marşı, başka istasyonlarda Türk filmlerinin unutulmaz film müziklerinin sesini duymak mümkün. Proje ekibi, çeşitli müzik türlerinin ekili bitkilere sağladığı verimi ölçüp değerlendirmek için bu sistemi uygulamaya koymuş. Tarlasında Kitaro’nun The Silk Road bestesi çalan Ramazan Çetin’in proje ekibinden bir de ilginç isteği olmuş. Çetin’in köyde cami olmadığından yakınması üzerine, tarladaki istasyonlardan ezan saatlerinde gelen ezan sesi, tüm köyde yükselmeye başladı.

Tarlaya kamera geldi, yine de dertler bitmedi

ÇİFTÇİLER dizüstü bilgisayar ve tarlalardaki kameradan mutlu olsa da, tarım politikalarından dertli. Bölgedeki çoğu çiftçi, kaçak elektrik kullandıkları için hacizlerle karşı karşıya. Yüksek tarımsal maliyet, mazot ve gübredeki enflasyonun yüzde 40’lara varmasının, bazı çiftçileri kaçak elektrik kullanmaya ittiği belirtiliyor. Hasat fiyatlarının geç açıklanması ise çiftçinin diğer bir sorunu. Fiyat açıklanıncaya kadar, mahsülünü yok pahasına satan çiftçi, gelecek dönemi de borçlu olarak karşılıyor. Bankadan kredi, tefeciden yüksek faizle para almayan çiftçi ise yok denecek kadar az.

‘Kameralı sistemi bize de kurun’ diyen ülkeler var

TARİT projesi hakkında bilgi veren İTÜ Elektrik Elektronik Fakültesi Öğretim üyesi Doç.Dr. Berk Üstündağ, “Tarlalara kurduğumuz sistemler, bitkilerin görüntülerinden yaprak alanı, büyüme miktarı gibi ölçüler çıkarıp, ziraat için önemli meteorolojik verilerle birlikte Türksat üzerinen işlem merkezine aktarıyor. TARİT sistemi daha pilot aşamasında olmasına rağmen diğer ülkelerden de kendileri için kurulması talepleri gelmeye başladı” diyor. Üstündağ, “Nüfusun önemli bir kesiminin geçim kaynağı olan tarımda verimliliğin artması ülkemiz insanının refahı açısından en önemli unsur” diye konuşuyor.

Bu yazı webziraat.com sitesinden yayınlanmıştır.

Yazar by Guney in: Genel | Etiketler:
May
25
2010
0

Konyada organik ürün işleme fabrikaları açıldı

 Üreticilerimiz son günlerde yapılan desteklemeler ile çoğunlukla organik ürün üretimine yöneldi. yöneldi ama üretilen organik ürünler nerde nasıl işlenecek, paketlenecek sorunu ortada kaldı. işte bu bağlamda Konya ilimizde Tarim ve köy işleri bakanlığımız desteği ile organik ürün işleme, ambalajlama ve yağ çıkarma işlemleri için açılacak 2 fabrikadan biri faaliyete geçti. Migros market‘in başlattığı iyi tarım uygulamaları çok iyi geri dönüşüm sağlamış olacak ki şimdilerde medyada dönen eti burçak reklamlarıda aynı prensipte sağlıklı ürün imajı ile reklam yapmakta.

organik ürünler

Son 2 yıldır da organik çilek üretimi yanında 4 dağ köyündeki çiftçilere organik patates ürettirmeye başladıklarını anlatan Ataiyibiner, “Bu bölgeler tam bir organik üretim havzası özelliği taşıyor. Fenni gübre ya da ilaç kullanılmadığı için toprak hiç bozulmamış. Burada ürettiğimiz organik çilekler, ihracata ve iç piyasaya gidiyor. Ürünlerimize o kadar yoğun talep oldu ki, geçen yıl
ürettiğimiz 400 ton organik patates, kısa süre içinde tükendi. Bunu profesyonel tarım firmalarıyla olan ilişkilerimize borçluyuz” dedi.

HEDEF: AVRUPA’NIN ORGANİK ÜRETİM ÜSSÜ

Ataiyibiner, dağ köylerinde organik tarımı geliştirmeyi amaçlayan, organik ürün işleyecek fabrikaları kurma projesindeki temel amacın, yoksul dağ köylerinde halkın gelirini artırmak ve organik üretim potansiyelini harekete geçirip ‘katma değer yaratmak’ olduğunu ifade ederek, şunları kaydetti:

“Az sayıda dağ köyünde yaptığımız başarılı organik tarım çalışmalarını geliştirmek, çevredeki diğer köylere de yaymak için daha profesyonel projeler hazırladık, hazırlıyoruz. Bu projelerden bazılarını da hayata geçirme aşamasına geldik. Tarım ve Köyişleri Bakanlığının, Kırsal Kalkınma Altyapılarına Destek Projesi çerçevesinde 500 bin liralık mali desteğiyle, organik ürünleri işleme, ambalajlama ve yağ elde etme işlemleri yapılacak. Tesislerimizden biri olan Hüyük’teki çilek şoklama ve paketleme fabrikası kısa süre önce sözleşmeli çiftçilerden çilek alımına başladı. Hatunsaray’da kurulacak diğer fabrikamız olan Organik Ürün İşleme ve Paketleme Tesisi’nin temeli ise önümüzdeki günlerde atılacak. AB’den 1 milyon avro hibe kredisi müracaatımız var. Bu para geldiğinde organik tarımla ilgili diğer projelerimizi de bir bir hayata geçireceğiz. Hedef, ekonomiye çok önemli gelir sağlayacak, yükselen değer olan organik tarımda Konya’nın organik tarım alanı olan dağlık kesimlerini, Avrupa’nın üretim üssü haline getirmek.”

KÖYLÜNÜN GELİRİ 2 KATINA ÇIKACAK

Proje kapsamında ilk etapta 60 köyde 10 bin çiftçi ailesiyle üretilecek organik ve tıbbi aromatik bitkilerin bu tesislerde işlenerek pazara sunulmasının, dağ köylüsünün gelirini 2 katına çıkaracağını belirten Ataiyibiner, şöyle devam etti:

“Şu an dağ köylüsünün ortalama geliri asgari ücreti geçmiyor. Dağlık, organik tarıma müsait yerlerde tarım yapacak arazi son derece az. Son 3 yıldır yaptığımız üretimlerde gördük ki, 5 dekar tarlada üretim yapacak dağ köylüsünün, şuan asgari ücret olan geliri en az 2 katına çıkacak. Organik çilek üreten köylerimizde halkın yaşam şekli, refah seviyesi bile değişti; bu projelerle daha da hızlı bir şekilde değişecek. Bazı bölgelerde meyve de zaman içinde dahil edilecek, organik ürün çeşidi 60′ı geçecek. Hedefimiz her yıl 60 köyü, organik üretime dahil ederek toplam köy sayısında 250′ye ulaşmak… Konya’yı organik üretimde bir üst eşiğe taşımak istiyoruz. Tüm bu çalışmaları, kurduğumuz tarımsal birlik aracılığıyla yapıyoruz. Bu organik tarım projemiz, KOP Eylem Planı Taslağı’na girdi. Bir özel şirket de çiftçi eğitimleri ve sertifikasyon için bizimle iş ortağı olarak çalışıyor.”

Ataiyibiner, sistemin işleyiş aşamalarının ise “organik tarım ürünlerinin sözleşmeli ekim yaptırılacak çiftçiden satın alınmasıyla başlayacak, tesislerde paketlenmesi, işlenmesiyle devam edip, son aşamada ise bu ürünlerin yurt içi ve yurt dışı piyasalara sunulması” şeklinde özetlenebileceğini sözlerine ekledi.

Bu yazı webziraat.com sitesinden yayınlanmıştır.

Yazar by Guney in: Genel | Etiketler: